Tasarım ve İnşa
Nicholson 32'yi yapısal olarak tanımlayan unsur, son derece sert ve darbelere dayanıklı bir gövde sağlayan, tek katmanlı GRP yaklaşıma sahip, devasa kalınlıktaki doğranmış elyaf mat laminasyonudur. İlk tekneler, o dönemin pigmentlenmemiş reçine ve mat yapısının bilinen zayıflığı olan osmoza eğilimliydi. Tekne modelleriyle birlikte gelişti: 1972'deki MkX, serbest bordayı üç inç artırarak gövdeyi daha akıcı bir güverte kalıbıyla 33 fite uzattı; 1977'deki Mark XI tekneleri ise ranzaların üst kısmında biten cam elyaf iç kalıbı tanıttı. Bunlar devrim niteliğinde değil, evrimsel değişikliklerdi; temel gövde felsefesi üretim süreci boyunca sabit kaldı.
Arma ve Kullanım
Nicholson 32, iyi desteklenen tek gurcatalı bir direk tepe armaya sahiptir; test yapan denizciler, teknenin 5 kuvvetindeki rüzgarlarda bile tam yelken planını koruyabildiğini görmüşlerdir. Orsa seyrinde, Practical Boat Owner dergisinin test teknesi Beduin, harita plotterinde ölçüldüğünde oldukça saygın bir 90 derecelik açıyla güvenle tramola atmıştır; rüzgar şiddetine bağlı olarak farklı deniz durumlarında orsa hızı genellikle 5 ila 6 knot arasında değişmiştir. Apaz seyrine geçtiğinde ise ortalama hızı 6,5 knot civarında kalmıştır. Ancak motor altında, uzun salma ve dengelenme alanı olmayan nispeten küçük omurgaya bağlı dümen, büyük bir dönüş çapı yaratır; geri viteste ise belirgin bir pervane etkisi (prop walk) meydana gelir. Bunlar, alıcıların mücadele etmek yerine kabul etmesi gereken kullanım özellikleridir.
Konaklama
İç mekanın aydınlığı döneme göre değişiklik gösterir. İlk modeller bol miktarda doğal ışık sağlamak için büyük salon pencereleri kullanırken, sonraki tekneler daha küçük yan pencereler benimsemiş ancak hem salonda hem de baş kamarada eklenen kasara ön pencereleri sayesinde kamarayı aydınlık tutmuştur. İlk salonlarda birinin dış tarafında yardımcı ranza bulunan iki adet salon koltuğu yer alırken; 1960'ların sonlarına gelindiğinde düzen, tek bir salon koltuğuna ve karşısındaki açılıp kapanabilen ikinci bir çift kişilik yatağa sahip bir yemek masası grubuna (dinette) dönüştürüldü. Her modelde sintine, su tanklarını ve yakıt tanklarını barındıracak şekilde tasarlanarak ağırlık merkezini aşağı çekerken kamara saklama alanını da genişletmiştir.
Bilinen Sorunlar
İlk üretim yıllarında kullanılan kırık elyaf mat ve şeffaf reçine laminasyonun bir sonucu olarak, erken dönem gövdelerde osmotik ozmos kabarcıkları (osmoz) oluşması en önemli yapısal sorundur. Kalıplama ve iç astarları geliştirilen daha sonraki modellerde bu durumun aynı yaygınlıkta görülmediği belirtilmektedir.
Refit ve Sahiplik
MkXI modelinin 1977'de sunulan isteğe bağlı dümen dolabı, iç kaplamayı ve bakımı kolaylaştıran iç kalıp dışında, serideki en önemli dümen sistemi geliştirmesini temsil eder. MkX modelindeki evrimsel fribord ve boy değişiklikleri, tersanenin kendini kanıtlamış gövdeyi bozmadan konfor ve profil taleplerine nasıl yanıt verdiğini göstermektedir.
Karar
Nicholson 32, tam anlamıyla eski okul bir açık deniz gezi teknesidir: ağır inşa edilmiş, derin balastlı ve hız odaklı taktikler yerine sabırlı yelken seyrini ödüllendiren denizci bir salınım karakterine sahiptir. Zayıf yönleri — motor altında dar dönüş açısı, tornistan pervane etkisi ve erken dönem osmoz sorunları — marinada gezinmek için değil, uzun geçişler yapmak üzere yapısal olarak aşırı sağlam inşa edilmiş bu cep boy gezginin ödünleridir.
Avantajları
- Devasa kalınlığındaki tek katmanlı gövdesiyle kendi boyutundaki ilk GRP seri üretim yelkenlilerden biridir
- Yüksek balast oranı ve ince genişliği sayesinde sertlik ve rota kararlılığı sunar
- İyi desteklenen tek gurcatalı direk tepe arması, 5 rüzgar seviyesine kadar tam yelken taşıyabilir
- Gelişim sürecindeki değişiklikler, gövdeyi bozmadan fribordu, hafifliği ve iç kaplamayı iyileştirmiştir
Dezavantajları
- İlk dönem gövdelerde, kırık elyaf mat ve şeffaf reçineden kaynaklanan osmoz eğilimi
- Uzun salma ve küçük dümen nedeniyle motor seyrinde geniş dönüş çapı ve belirgin pervane etkisi









