Tasarım Amacı ve Hedefi
Artina 29'un temel görevi, Finlandiya ve İsveç'in zorlu, kayalık takımadalarında seyredebilecek denizci ve sportif bir aile gezi teknesi sunmaktı. 1980'lerin sonlarında, 30 fit altı bir gezi teknesi arayan alıcılar, genellikle dar ve konforsuz yarış-gezi tekneleri ile hantal, yavaş küçük gezi tekneleri arasında seçim yapmak zorunda kalıyordu. Hans Groop, Artina 29'u bu tavizi reddedecek şekilde tasarladı. Maxi 84, Yamaha 28 ve Albin Express gibi dişli çağdaşlarıyla rekabet edebilmek için Groop, teknenin tam genişliğinden ve akıllıca tasarlanmış bir kıç kamara düzeninden yararlanarak, göze hoş gelmeyen yüksek bordalı bir gövde profiline başvurmadan iç hacmi maksimuma çıkardı.
İç yerleşim, bu boydaki bir tekne için çığır açıcıydı. Baş tarafta özel bir pruva V kamarası, ortada güvenli birer deniz ranzası olarak da kullanılabilen karşılıklı iki adet uzunlamasına koltuğa sahip salon, iyi donatılmış L şeklinde bir kuzine ve kapısı olan, özel bir çift kişilik kıç kamarası bulunuyordu. O dönemde 29 fitlik bir teknede bu düzeyde bir mahremiyet oldukça nadirdi. Fin mirasına sadık kalınarak, güverte altındaki ahşap işçiliğinde sıcak, yüksek kaliteli tik mobilyalar ve doğrudan gövdeye lamine edilerek yapısal sağlamlık sağlayan sağlam perdeler kullanılmıştır. İç yükseklik makul bir ölçü olan 1.75 metredir; bu da kamarayı uzun seyirlerde sıcak ve konforlu bir sığınak haline getirerek soğuk Baltık akşamlarından korunma imkanı sunar.
Varyasyonlar ve Konfigürasyonlar
Üretim ömrü boyunca Artina 29 iki farklı arma seçeneğiyle sunuldu. Sportif fraksiyonel armalı sloop (7/8) versiyonu, su hattından 13.8 metre yüksekliğe ulaşan uzun bir direğe sahipti. Bu konfigürasyon, daha küçük ve kolay tramola atılabilen baş yelkenler kullanıyordu ancak sert rüzgarda direk bükülmesini ve baş ıstralya gerginliğini kontrol etmek için hareketli kıç ıstralyalar gerektiriyordu. Daha sade bir yelken planı arayan gezi çiftleri için ise daha kısa olan 12.0 metrelik direğe sahip bir direk tepe armalı versiyon da mevcuttu. Bu versiyon, hareketli kıç ıstralyaları ortadan kaldırıyor ve genel kuvvet merkezini aşağı çekerek daha az yatış açısıyla daha dengeli ve rahat bir gezi deneyimi sunuyordu.
1990'ların ortalarında tasarım önemli bir evrim geçirdi. Siuntio merkezli Swing Yachts tersanesi, orijinal kalıpları Artekno Oy'dan satın aldı ve Swing 291 (Artina 291 olarak da bilinir) adıyla pazarlanan modernize edilmiş bir versiyonu tanıttı. Su hattının altında yapısal olarak aynı olan Swing 291, zarif bir şekilde basamaklandırılmış bir yüzme platformuna ve entegre, büyük bir zincirliğe sahip, tamamen yeniden tasarlanmış negatif bir kıç aynalık sunuyordu. İç mekanda ise Swing Yachts ahşap işçiliğini daha yuvarlak, modern hatlarla güncelledi ve deniz tuvaleti oturağını başa doğru bakacak şekilde çevirerek seyir halindeki konforu ve kullanışlılığı büyük ölçüde artırdı.
Seyir Performansı ve Kullanım
Suda Artina 29 sert, dümene tepki veren ve şaşırtıcı derecede hızlı bir gezi teknesidir. Teknik özellikleri, %41.94'lük devasa bir balast-deplasman oranı ile öne çıkan son derece dengeli bir tasarımı ortaya koymaktadır. Derin, kurşun bir torpil salmadan oluşan bu balast, tekneye olağanüstü bir doğrulma momenti kazandırır ve daha hafif teknelerin çoktan camadan vurmak zorunda kaldığı durumlarda bile yelken planını rahatça taşımasını sağlar. Verimliliği daha da artırmak amacıyla, salmanın altında, uç girdaplarını azaltmak ve orsada seyrederken kaldırma kuvvetini artırmak için küçük kanatçıklar (winglet) yer almaktadır.
213.15'lik deplasman-boy (D/L) oranı ile tekne, orta deplasmanlı gezi-yarış teknesi kategorisinde rahat bir konuma oturur. Kısa ve dik dalgaları hız kaybetmeden yaracak kadar deplasmana ve momentuma sahip olmasına rağmen, dümene karşı son derece çevik ve duyarlıdır. Kağıt üzerinde örtüşmeyen (non-overlapping) temel yelken alanı-deplasman oranı 11.95 ile mütevazı görünse de, teknenin büyük bir fraksiyonel ana yelken ve örtüşen bir cenova ile gerçek performansı çok daha dinamiktir. Bu durum, daha büyük ve daha sportif tasarımlarla kolayca başa çıkabildiğini doğrulayan, son derece saygın 1.12'lik İskandinav LYS handikap puanına da yansımaktadır.
Artina 29'u yönetmek, özellikle doğrudan ve hassas bir geri bildirim sağlayan standart yeke kontrollü konfigürasyonda büyük bir keyiftir. Dümen sistemi, milin hemen önündeki küçük bir skeg ile desteklenen eliptik bir asma dümen palası kullanır; bu da rota kararlılığını önemli ölçüde artırır ve tekne zorlandığında beklenmedik ani orsa yatmalarını önlemeye yardımcı olur. Dümen dolabı seçeneği mevcut olsa da, çoğu denizci yeke kullanmayı tercih eder; çünkü dümen pedestal kokpitteki hareket alanını ciddi şekilde kısıtlayabilmektedir.
Bilinen Sorunlar ve Tespitler
Artina 29 yüksek standartlarda inşa edilmiş olsa da, potansiyel alıcıların dikkat etmesi gereken yaşa ve yapıya bağlı bazı spesifik sorunlar mevcuttur. Gövde yapısı, dönemi için ileri teknoloji bir yaklaşım olan Kevlar takviyeli fiberglas (GRP) katman kullanır. Ancak gövde altı (karina) sağlam, elle yatırma monolitik laminat olmasına rağmen, bordalar 15 mm balsa dolgulu sandviç yapıdadır ve güvertede Divinycell dolgu kullanılmıştır. Onlarca yıllık kullanımın ardından bu dolgulu alanlar nem kapabilir. Bordalarda balsa dolguya su sızmasına neden olabilecek darbe hasarlarını incelemek ve çarmıh ayakları, punteller ve direk dibi gibi yüksek yük binen donanımların etrafındaki güverte alanlarını yumuşama veya delaminasyon açısından iyice kontrol etmek kritik önem taşır.
7/8 fraksiyonel armaya sahip teknelerde, hareketli kıç ıstralyaların aktif ve becerikli bir şekilde yönetilmesi gerekir. Kavança sırasında veya sert havalarda bu ıstralyaların ihmal edilmesi armanın kırılmasına yol açabilir; bu nedenle bu versiyon, acemi denizciler veya az mürettebatlı çiftler için hata affetme oranı daha düşük bir seçenektir. Ek olarak, kokpit küpeşteleri nispeten alçaktır. Bu tasarım şık, alçak profilli bir estetik ve vinçlere mükemmel erişim sağlasa da, sırt desteği sınırlıdır ve genç aileler için veya sert, yalpalı denizlerde biraz güvensiz hissettirebilir. Son olarak, kurşun salma dokuz adet 16 mm'lik paslanmaz çelik cıvata ile sabitlenmiştir; granit kayalıklara karaya oturmanın yaygın olduğu acı Baltık sularında seyretmiş teknelerde, bu cıvatalar aralık korozyonu (crevice corrosion) açısından dikkatle incelenmelidir.
Modernizasyon ve Yenilemeler
Artina 29'un günümüzdeki sahipleri, bütçelerini daha çok az mürettebatla kolay kullanım sağlamaya ve teknenin mekanik ile elektrik sistemlerini yükseltmeye odaklamaktadır. Orijinal Volvo Penta dizel motorlar —en yaygın olanları MD2002 veya MD2020— eğer henüz değiştirilmemişlerse, güvenilir hizmet ömürlerinin sonuna yaklaşmaktadır. Modern, tatlı su soğutmalı bir Volvo Penta D1-20 veya D1-30 ya da muadili bir Yanmar ile motor yenilemek, mevcut motor dairesine kolayca sığan, oldukça popüler ve zahmetsiz bir refit işlemidir.
Fraksiyonel armanın getirdiği zorlukları aşmak için birçok tekne sahibi, büyük ana yelkeni kontrol altında tutmak amacıyla entegre lazy jack sistemine sahip modern zip-bag'ler eklemiştir. Yüksek en-boy oranlı (high-aspect-ratio) modern Dacron veya laminat yelkenlere geçiş yapmak da sahiplerinin teknenin performans potansiyelini en üst düzeye çıkarmasına yardımcı olmuştur. Elektrik tarafında ise eski, ağır kurşun-asit akü gruplarının kompakt ve hafif Lityum Demir Fosfat (LiFePO4) bataryalarla değiştirilmesi standart bir yükseltme haline gelmiştir; bu sayede gezi denizcileri, geleneksel marin akülerin ağırlık dezavantajını taşımadan, demirde günlerce buzdolabı ve kamara ısıtıcılarını çalıştırabilmektedir.
Karar
Artina 29; 30 fitin altındaki bir gövdede denizcilik, sportif kullanım ve gerçek iki kamara mahremiyetini nadir görülen bir kombinasyonla sunan, son derece yetenekli ve olağanüstü iyi inşa edilmiş bir Baltık gezi teknesi olarak öne çıkmaktadır. Hans Groop tarafından tasarlanan ve Fin işçiliğiyle inşa edilen bu tekne, modern ve geniş hacimli "karavan" tarzı gövdelere kıyasla yapısal sağlamlığa ve dümene tepki veren seyir özelliklerine önem veren çiftler veya küçük aileler için ikinci el piyasasında olağanüstü bir değer sunmaktadır.
Avantajları:
- %42'ye yakın yüksek balast-deplasman oranı, sert rüzgarlarda olağanüstü bir sertlik (stiffness) ve güvenlik sağlar.
- Akıllı iç yerleşim düzeni, bu dönemdeki 29 fitlik bir tekne için nadir olan, kapısı olan özel bir çift kişilik kıç kamara sunar.
- Kevlar takviyeli karina ve yüksek kaliteli Fin inşası, uzun vadeli yapısal bütünlüğü garanti eder.
- Hassas yeke dümen sistemi ve kanatçıklı verimli kurşun salma, son derece keyifli bir seyir performansı sunar.
- Kuzey Avrupa'daki aktif tekne sahibi topluluğu, sınıfa özgü tavsiye ve parça tedarikini oldukça kolaylaştırır.
Dezavantajları:
- Balsa dolgulu bordalar ve dolgulu güverteler, çürümeyi önlemek için titiz nem testleri ve bakım gerektirir.
- Alçak kokpit küpeşteleri sınırlı sırt desteği sunar ve dalgalı, yalpalı denizlerde daha az güvenli hissettirebilir.
- Hareketli kıç ıstralyalara sahip fraksiyonel arma varyantları, aktif ekip koordinasyonu gerektirir ve az mürettebatlı acemi denizciler için daha az uygundur.
- Orijinal Volvo Penta motorlar kullanım ömürlerinin sonuna gelmiştir ve acil motor yenileme bütçesi gerektirebilir.
- Kokpit alanı, özellikle sonradan dümen dolabı takılmış nadir modellerde oldukça kısıtlıdır.





